Akupunktur

Akupunktur

Akupunktur Nedir?

Vücudumuzda, tıpkı damarlarda akan kan gibi devridaim içinde bulunan elektriksel bir canlılık vardır. Çin Tıbbına göre “Qi” (yaşam enerjisi) adı verilen bu enerji akışı bozulduğunda, arttığında ya da azaldığında hastalıklar oluşur. Akupunktur, bozulmuş olan Qi enerji dengesinin yeniden düzenlenmesi amacını taşıyan bir tedavidir.

Bilindiği gibi iğnelerle, ısı ya da lazer ışığıyla akupunktur noktaları olarak bilinen “enerji kavşakları”nın uyarılması sonucu bu bozukluk düzeltilmiş olur.

Akupunktur Tedavisi Hangi Hastalıklara İyi Gelir? 

  • Bronşit, sinüzit, larenjit, farenjit gibi solunum yolu hastalıkları,
  • Obezite, şeker hastalığı guatr hastalığı gibi endokrin hastalıkları,
  • Başta migren olmak üzere baş ağrıları tedavisi,
  • Depresyon, uyku bozuklukları ve diğer psikiyatrik hastalıklar,
  • Tansiyon ve kalp ritim bozuklukları gibi kalp damar hastalıkları tedavisi,
  • Aşırı terleme ve el ayak yanmaları,
  • Alkol ve tütün bağımlılığı,
  • Gastrit, ülser, kabızlık ve ishal gibi bağırsak ve mide hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Akupunktur Tedavisi

Nasıl Olur Da Vücuda İğne Batırılması Bir Hastalığı Tedavi Edebilir?

Son 100 yılda yapılan bilimsel çalışmalar sonucu akupunktur noktalarının uyarılması ile beyindeki belli merkezlerde kan akımının arttığı, hücresel haberleşmenin hızlandığı, belli hormon ve enzimlerin daha fazla salgılandığı, buna karşın ağrı maddesi olarak bilinen bazı kimyasalların üretiminin azaldığı gösterilmiştir. Akupunktur noktası olmayan bir yere akupunktur iğnesi batırıldığında ise beyinde ağrı iletimi dışında bir etkiye rastlanmamaktadır. Bu ve buna benzer yapılan birçok araştırma sonucunda akupunkturun hastalıkları nasıl tedavi ettiği konusu bilimsel olarak anlaşılmış ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından 60’ı aşkın hastalıkta etkili bir tedavi yöntemi olarak onaylanmıştır.

Akupunktur Tedavisi Ağrılı Bir İşlem Midir?

Günümüzde kullanılan modern akupunktur iğneleri, 0.2 milimetre çapında ve oldukça esnek olduğundan ağrı yapmamaktadır. Bu iğneler özel tüpler vasıtasıyla takıldığından hasta çoğu zaman iğnenin battığını hissetmez. Ancak tedavinin bir parçası olarak iğne cildin birkaç milimetre altındaki akupunktur noktasına ulaştığında kişi bunu bir sıcaklık yayılması ya da hafif bir elektriklenme olarak hisseder. Akupunktur tedavisinde kanama olmaz. Bu açıdan da konforlu bir tedavi yöntemidir.

Ayrıca akupunktur iğneleri steril ve tek kullanımlıktır. Tıpkı kalçadan iğne yaparken kullanılan enjektörler gibi tedavi sonrası imha edilir. Böylece hastalık bulaştırma riski de ortadan kalkmış olur.

Akupunkturun Yan Etkileri Var Mıdır?

Bu yöntemin en önemli avantajı, tedavinin vücuda hiçbir madde veya ilaç vermeden yapılıyor olmasıdır. Dolayısıyla yan etki olasılığı yok denecek kadar azdır. Bilinçli ve gerekli eğitimleri almış, konusunda uzman bir hekim tarafından yapıldığında oldukça güvenli bir yöntemdir.

Akupunktur, Zayıflama ve Sigara Bırakma Konusunda Ne Kadar Etkilidir? 

Zayıflamaya yardımcı olarak özellikle Kulak Akupunkturu olarak da bilinen Auriküloterapi tüm dünyada kullanılmakta olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylanmıştır. Çünkü kulaktaki bazı noktaların uyarılması ile mide asidinin azaldığı, metabolik faaliyetlerin hızlandığı, diyet yaparken salgılanan stres hormonlarının oluşmadığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Ancak Akupunktur hiçbir zaman diyetsiz, egzersizsiz bir zayıflama programı vadetmez. Bu konuda öncelikle bireyin yaşam tarzındaki yanlışlıklar belirlenip bunlar düzeltilmeye çalışılırken beraberinde Akupunktur uygulamak çok daha hızlı bir şekilde kalıcı sonuca ulaşmayı sağlar. Öte yandan sadece sigara bıraktırma amaçlı değil, her tür bağımlılık tedavisinde de etkili olup, Avrupa’daki birçok Bağımlılık Terapi Merkezinde, psikoterapi ile birlikte aktif olarak kullanmaktadır.

Akupunktur Tedavisinin Ortalama Tedavi Süresi Ne Kadardır? 

Tedavi programı her biri yaklaşık yarım saat süren ve ortalama 8-12 seanstan oluşan bir kürden oluşur. Toplam tedavi süresi bu olmasına rağmen çoğu durumda tedavinin ilk birkaç seansında gözle görülür bir rahatlama sağlanabilmektedir. Tedavi sıklığı olarak da genellikle haftada iki ya da üç seans yapılması uygundur. Tabi ki her hastalığın tedavisinde bu süreler değişiklik gösterebilmektedir.