Glokom, halk arasında "göz tansiyonu" veya "karasu hastalığı" olarak bilinen, göz içi sıvı basıncının sıklıkla normal değerlerin üzerine çıkması veya sinir dokusunun kırılganlığının artması nedeniyle, görme sinirinin (optik sinir) zamanla yıpranması ve lif kaybına uğramasıyla seyreden sinsi ve ilerleyici bir durumdur. Genellikle erken evrelerde hiçbir belirti vermeden ilerleyen bu süreç, çevre görüşünün yavaş yavaş daralmasıyla başlar ve merkez görme hücrelerinin de etkilenmesiyle sonuçlanabilir. Doğal Hayat Polikliniği, glukom süreçlerinde sadece göz damlalarıyla mekanik basıncı düşürmeyi takip etmekle kalmaz; optik sinir hücrelerinin hayatta kalmasını (nöroproteksiyon), göz arkasındaki mikro dolaşım kalitesini ve sinir dokusunu yıpratan sistemik inflamasyon ile hücresel stres faktörlerini optimize etmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşım benimser.
Göz içi sıvısının (aköz hümör) dışa akım kanallarında meydana gelen tıkanmalar ve buna bağlı basınç artışı glokomun temel mekanizması gibi görünse de sinir liflerinin bu basınca direnç gösterememesi vücudun genel işleyiş kalitesiyle ilişkilidir. Kliniğimizde gerçekleştirilen bütüncül değerlendirmelerde, optik sinir hassasiyetini artıran şu temel faktörler üzerinde durulur:
Glokom süreçlerinin yönetiminde temel strateji; göz içi sıvısının doğal akış kanallarını desteklemek, göz arkasındaki mikro dolaşımı artırarak optik sinir perfüzyonunu (beslenmesini) optimize etmek, sinir hücrelerini koruma altına almak (nöroproteksiyon) ve hücresel stresi azaltmaktır. Bu doğrultuda uzman hekim kadromuz tarafından planlanan Sağlık Bakanlığı onaylı tamamlayıcı ve bütüncül yöntemler şunlardır:
Doğal Hayat Polikliniği, glokom sürecini sadece mekanik bir basınç problemi olarak görmez; optik sinir sağlığınızı korumak ve görme alanınızı geleceğe güvenle taşımak adına vücudunuzun tüm dolaşım, sinir ve hücresel savunma mekanizmalarını optimize etmeyi hedefleyen bütünsel bir yol haritası sunar.