Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı

Madde bağımlılığı, vücudun normal işlevlerini olumsuz yönde etkileyen çeşitli madde veya maddelerin kullanılması, bu kullanımdan dolayı zarar görüldüğü halde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Ayrıca madde bağımlılığında, madde kullanım sıklığı ve dozu zamanla artar.

Bağımlı kişi, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Yoksunluk, kişinin kullandığı madde miktarını ve sıklığını azalttığında oluşan, fiziksel ve ruhsal bozuklukların tümüdür. En sık karşılaşılan yoksunluk belirtileri şunlardır: saldırganlık, öfke, sinir krizleri, huzursuzluk.

Madde bağımlısı kime denir?

Dünya Sağlık Örgütü bağımlı kişiyi şöyle tarif eder:

  • Maddeyi elde etmeye ve kullanmaya yönelik yoğun arzu ve ihtiyaç hissetme
  • Kullanılan dozu artırma eğilimi
  • Maddenin fiziksel ve psikolojik etkilerine karşı yoğun hassasiyet ve etkileri arayış içinde olma
  • Maddenin kişinin hayatında önemli bir şey haline gelmesi
  • Kişinin işte, evde veya okulda yükümlülüklerini sürdürmesini önleyecek şekilde yineleyici biçimde madde kullanması
  • Fiziksel tehlike yaratabilecek durumlarda (örneğin araç kullanırken) madde etkisinde olma ve bu durumun tekrar tekrar olması
  • Madde kullanımı ile ilişkili yasal sorunlarının varlığı
  • Madde kullanımının kişinin sosyal yaşamında ve yakınlarıyla ilişkilerinde yineleyici ve kalıcı sorunlara yol açması ancak buna rağmen madde kullanımının sürdürülmesi


Bağımlılık Yapan Maddeler

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre uyuşturucu, sağlık nedenleriyle alınanlar dışında, yaşayan organizmaya alındığında, organizmanın bir veya birden çok işlevini değiştirebilen herhangi bir maddedir.  Tüm bağımlılık yapıcı maddeler için uyuşturucu sözcüğü kullanılabilir. Aşağıdakilerin hepsi bağımlılık yapıcı etkisi olan maddelerdir:

  • Sigara (Tütün)
  • Alkol
  • Opiyatlar (Morfin, Eroin, Kodein, Metadon, Meperidin)
  • Uyarıcılar (Amfetamin, Kokain, Ekstazi, Kafein)
  • Merkezî sinir sistemini baskılayanlar (Barbitüratlar, Meprobomat, Benzodiazepinler, Alkol, Akineton)
  • Halüsinojenler (Liserjik asid dietilamid, Meskalin, Psilocybin, Dimetiltriptamin, Dietil triptalmin, Dimetoksimetil amfetamin, Metilendioksi amfetamin)
  • Uçucu maddeler (Tiner, Benzen, Gazolin, Glue, Bali gibi yapıştırıcılar)
  • Esrar ve benzerleri
  • Fensiklidin (PCP)


Madde bağımlılığında Biorezonas Terapisi

Biyorezonans terapisi, madde bağımlılığında  destek tedavisi olarak uygulanabilmektedir.

Biorezonans terapisinde, kullanılan maddenin çevreye yaydığı elektromanyetik titreşim cihaz tarafından alınır ve ters çevrilerek elektromanyetik sinyaller şeklinde vücuda verilir. Birbirinin tam tersi olan bu iki frekans birbirini yok eder. İşlem sırasında sizden tükürük, idrar, gayta veya parmağınızdan küçük bir kan numunesi almamız gerekir. Cihazın çalışma prensibine göre sizden ve maddeden elde edilen frekansın ters çevrilerek tekrar size verilmesi için bu işlemler zorunludur. Seans boyunca oldukça rahat bir koltukta oturuyor olacaksınız. Vücudunuzun çeşitli yerlerinde biorezonans cihazının elektrotları olacak. Seans süresi, 45-60 dakika arasıdır. Seans esnasında herhangi bir ağrı veya rahatsızlık duymanız söz konusu değildir. Seans süresince genellikle bir rahatlama, sakinlik hali yaşanması olasıdır. Seans sonrası günlük yaşantınıza dönebilirsiniz ancak biraz yorgunluk hissedebileceği için erken yatmanızı öneriyoruz. Seanslar sıklığı ve sayısı kullanılan madde ve kişiye göre değişebilmekler beraber 5 gün boyunca yoğun seanslar yapılabildiği gibi haftada bir şeklinde de seanslar yapılabilmektedir. Ortalama 5-10 seans arası sürebilen terapi süresi, hastanın durumuna ve terapi isteğine göre kısalabilir ya da uzayabilir. 

Yan etkisi var mıdır?

Terapi işlemi sırasında herhangi olumsuz bir şey hissedilmez. Nadiren baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik ve uyku hali gözlemlenebilse de, 40 yılı aşkın süredir kullanılmakta olan biorezonansın herhangi bir ciddi yan etkisi saptanmamıştır.

Terapilerin etkisi

Terapi sonrasında vücutta hızlı bir detoks başladığı için bol su içerek vücudu hidrate etmek çok önemlidir. İşlem sonrasında da özellikle ilk 2-3 gün bol su içmeniz gerekir. Bol su içmek ilk günler oluşabilecek baş ağrısı ve yorgunluk gibi şikâyetleri engellemede çok faydalıdır. Terapi ile vücudun maddeye karşı yıllar içinde geliştirmiş olduğu tolerans hali ortadan kalkarken, vücut  maddeyi yabancı olarak algılamaya başlamakta ve maddeye karşı olan istek ortadan kalkmaya başlamaktadır. Bu etki madde vücuda tekrar tekrar ve ısrarla alınmadıkça kalıcı bir hale dönüşmektedir.

​Özel destekler yanınızda

Seans sonrasında madde kullanım isteği duyduğunuzda size destek olacak homeopatik karışımlar veya çipler ücretsiz olarak sizlere verilmektedir. Bu destekler madde kullanım isteğinizin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

​Herkeste etkili olur mu?

Biorezonans terapisi, madde kullanımını bırakmanızı oldukça kolaylaştıran bir yöntemdir ancak siz istemedikçe madde kullanımını bırakamazsınız. Bu nedenle bırakma isteği çok önemli yer tutmaktadır.

Eğer bırakma konusunda kararsızsanız, doktorlarımız size gerekli desteği sağlayacaktır.